Sevinci yaşayamadılar... | Yazdır |

Sevinci yaşayamadılar…

Samsunspor her yönüyle süper lig sevinci yaşayamadan sezonu kapadı. Koca bir yıl yaşanan sıkıntılara göğüs gerip canını dişine takan yönetici ve futbolcular Rize maçı sonrası sanki küme düşmüş ya da zor kurtulmuş havası yaşadılar. Doyamadan, sevinemeden karanlığa gömülmüşlerdi sanki…

Vizyonu küçük olanlar engel oldu buna… Haftayı yatarak, yürüyerek geçirmişlerdi. Hocada öncülük yapmıştı onlara…

Hesap sorulacak durum da yoktu ortada… Ama bilmiyordu stadı dolduran binlerce taraftarın 5 yıl aradan sonra şampiyonluk özlemini… Bilmiyordu şampiyonluk turu atacaklarını…






.ExternalClass .ecxhmmessage p { padding: 0px; }.ExternalClass body.ecxhmmessage { font-size: 10pt; font-family: Tahoma; 

 






Güngören maçı sonrası yaptığı göndermelerle küstürmüştü taraftarı… Hatta basına da vermiş veriştirmişti.

Şampiyon ya da lige çıkaran bir hoca edası yoktu üzerinde… Kent sahiplenmemişti onu… Şampiyonluk ise uçmuştu elden.

Öyle oldu ki ne şehir, ne yönetim, ne taraftar, ne futbolcular süper lige çıkmış gibi değillerdi. Sadece görüntüde şekil olarak lige çıkılmıştı... Her istenilen şey kursakta kalmıştı. Bundan dolayı Fenerbahçe’nin şampiyonluk gecesini kıskandım adeta, ne büyük coşkuydu. Sorarım size, sezon bitiminde şehir meydanında böyle bir organizasyon yapılamaz mıydı? Futbolculara, teknik heyete özellikle yönetime bir teşekkür edilemezmiydi?

Başkan bir basın toplantısıyla yaptığı işin tadını çıkaramazmıydı? Kent halkına şehir meydanında panayır havası yaşatılamazmıydı. Rize maçı sonrasında stadı dolduran muhteşem taraftar çiftlik caddesinde, gazi caddesinde, elli altılarda bu coşkuyu yaşayamazmıydı? Elbette yaşayabilirdi -yaşamalıydı –yaşattırılmalıydı. Uzun yıllardan sonra ihtiyacı da hakkı da vardı bu kentin bunu yaşamaya…

Ama buna fırsat verilmedi. Antep maçını geçelim Rize maçı öncesi takımın piknik havasında çalıştırması hatta teknik heyetin boş vermişliği tüm bunların önüne geçmişti.

 

Bununla da kalmadı daha lig bitmeden yönetim kaosu yaşandı. İçerden kalpler kırıldı. Yöneticisi, futbolcusu sevinçleri yaşayamadı haz alamadı yaptığı işten...

 İsterdim ki yıllardır desteğini esirgemeyen Galip Öztürk maçların bitimini beklesin. İsterdim ki sevinçler kutlamalar yapılsın şehir kanıksasın öyle düşüncelerini aktarsın… İsterdim ki mevcut yönetimle iş birliği içinde olsun.

Öyle oldu ki acele verilmiş bir kararla yönetim sus pus oldu birden… Belirsizlik yaşandı daha şimdiden…

 

 

HOCA SEÇİMİNE GELİNCE

Bundan sonra başka bir kulvarda yarış başladı. Artık büyük takım gibi düşünmek vizyonu genişletmek orada kalıcılığı sağlamak lazım. Var olan şehir potansiyelini tabandan tavana yaymak her kesimle işbirliği içinde olmak lazım. Büyüme moduna girmek lazım.

Yarından tezi yok hoca sorununu halletmek lazım. Ortalıkta dolanan yabancı isimler yerine yerlilerin düşünülmesi lazım.

Çünkü büyük takımlar yerliye yönelirken daha ilk yılda yabancı ile çalışmak son derece yanlış olur. TFF. Yeni kurslar açtı. Yerli yabancı farkı kalmadı. Bundan sonra daha akılcı ve mantıklı olunmalıdır. Bilinmelidir ki yeni çıkan takımların %65’i düşmektedir. Plansız hiçbir şey yapılmamalıdır. Ayrıca içerde bu yönetimden birileri olmayacaksa ivmenin devam ettirilmesi için futbolcuları ve kulübü bilen biri mutlaka bulunmalıdır o da bu kentten olmalıdır.

Dikkat edilmesi gereken bir hususta yıllardır kongre, para ve oyuncu seçimi vb. gibi zaaflardan dolayı takım hazırlık sezonuna geç başlamaktadır. Umarım bu yıl böyle bir şey yaşanmaz. Yaşanırsa faturası da ağır olur.

Yeni transfer döneminde takviye olarak en az 10 oyuncu alınmalıdır.6’sı banko 4’ü de her an oynayacak nitelikte olmalıdır. Korunan iskelet kadro ile de birleşim doğru sağlanmalıdır. Sözün özü daha çok profesyonel düşünülmelidir.

 

Fedayi AKSOY

 

Yorum ekle

Hakaret, tehdit içeren, çok kısa ve anlamsız,konu ile ilgili olmayan yorumlar kesinlikle yayınlanmayacaktır.


Güvenlik kodu
Yenile